Her anne babanın en büyük hayali, çocuğuna iyi bir gelecek sunabilmektir. Bu hayalin en önemli basamağı olan eğitim ise son yıllarda ne yazık ki “kalite” tartışmalarından ziyade “fahiş fiyatlar” ve “zorunlu ek hizmetler” ile gündeme geliyor. Bütçesi giderek daralan velilerin artan şikayetleri karşılık buldu: Rekabet Kurumu, 25 Şubat 2026 tarihi itibarıyla 19 özel okul ve eğitim kurumu hakkında resmi bir soruşturma başlattığını duyurdu.
Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Soruşturmanın arka planında hangi iddialar var ve velileri önümüzdeki süreçte neler bekliyor? Gelin, eğitim sektöründeki bu gelişmenin detaylarına yakından bakalım.
Soruşturmanın Arka Planı
Rekabet Kurumu’nun açıklamasında çok kritik bir vurgu var: Eğitimin ülkenin beşerî sermayesini geliştiren en temel alan olması. Nitelikli eğitime erişimin bir pazar rekabetine dönüşmesi doğal karşılanabilir; ancak bu pazarın “adil ve şeffaf” olması şartıyla.
Son dönemde Rekabet Kurumu’na yağan şikayetlerin ana temasını şu iki kavram oluşturuyor: Aşırı Fiyatlama ve Hizmet Bağlaması.
Rekabet Kurumu’nun önaraştırma metninde yer alan iddialar, aslında binlerce velinin her kayıt döneminde yaşadığı çaresizliğin resmi bir özeti niteliğinde. Kuruma intikal eden şikayetler ve incelenen iddialar tam olarak şu hususlarda yoğunlaşıyor:
-
Kontrolsüz Kayıt Ücretleri: Eğitim ücretlerinin belirlenmesinde makul oranların aşılarak yüksek oranlı artışlar gerçekleştirilmesi.
-
Aşırı Fiyatlı Yan Hizmetler: Eğitim dışında kalan yemek, kitap, kırtasiye ve okul kıyafeti gibi kalemlerde aşırı fiyat uygulamalarına gidilmesi.
-
“Fiilen Bağlama” Dayatması: Yemek veya kitap gibi yan hizmetlerin sunumunun, ana eğitim hizmetine fiilen bağlanması. Yani, “Bu kitap setini veya yemek hizmetini almazsanız çocuğunuzun kaydını yapamayız” şeklindeki örtülü ya da açık dayatmalar.
-
Zorunlu Adres Gösterme: Velilerin, kıyafet, yemek veya kırtasiye gibi hizmetleri sadece okulun belirlediği “belirli satış kanalları” üzerinden fahiş fiyatlara temin etmeye zorlanması.
Rekabet Kurulu, kayıt fiyatlarındaki bu yüksek artışların ve yan hizmetlerdeki bu dayatmacı sistemin, pazarda adil ve şeffaf rekabeti bozup bozmadığını araştırmak üzere düğmeye basmış durumda.
Hukuki Boyut: 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Ne Diyor?
Rekabet Kurulu, 29.01.2026 tarihli toplantısında ön araştırmayı tamamlayarak 26-03/73-M sayılı kararla soruşturma safhasına geçti. Soruşturmanın dayanağı olan 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, piyasadaki rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelleyen, bozan ya da kısıtlayan anlaşmaları yasaklar.
Bu durum, akıllara şu soruları getiriyor:
-
Acaba bazı okullar, kayıt ve yan hizmet fiyatlarını belirlerken aralarında fiyat birliği mi oluşturdu?
-
Müşteri (veli) paylaşımı veya fiyat sabitleme gibi rekabete aykırı “uyumlu eylemler” mi sergilendi?
Kurum uzmanları şimdi bu soruların cevaplarını aramak için kurumların iç yazışmalarını, fiyatlandırma politikalarını ve veli sözleşmelerini araştıracak.
Hangi Kurumlar Mercek Altında?
Soruşturma listesi, sektörün ne kadar büyük bir bölümünün inceleme altında olduğunu gösteriyor. Listede Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış dev zincir okullardan, köklü vakıf kolejlerine kadar 19 teşebbüs var:
-
Arı İnovasyon ve Bilim Eğitim Hizmetleri AŞ
-
Ata Bilge Eğitim Kurumları AŞ
-
Aydın Yayıncılık ve Eğitim Hizmetleri
-
Bahçeşehir Okulları AŞ
-
Bikafen Eğitim ve Danışmanlık
-
Bil Eğitim Kurumları AŞ
-
Bilnet Eğitim Kurumları AŞ
-
Dersmatik Eğitim Danışmanlık
-
Doruk Kamp İşletmecilik
-
Final Eğitim Danışmanlık
-
İstanbul Kavram Eğitim Kurumları
-
İstanbul Kule Eğitim Kurumları
-
Maya-Gen Eğitim Yayıncılık
-
Okyanus Eğitim Kurumları AŞ
-
Sınav Basın Yayın Dağıtım
-
TED Ankara Koleji Vakfı Okulları
-
Tek Çözüm Eğitim Öğretim
-
Uğur Okulları AŞ
-
Yüzyüze Özel Eğitim Kurumları
Hakkında soruşturma açılması, bu kurumların kesin olarak Kanun’u ihlal ettikleri veya ceza alacakları anlamına gelmiyor. Bu süreç, iddiaların hukuki bir zeminde detaylıca araştırılmasını ifade ediyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Rekabet Kurumu soruşturmaları genellikle uzun ve süreçlerdir. Kurumların savunmaları alınacak, gerektiğinde yerinde incelemeler ve sözlü savunma toplantıları yapılacaktır.
Eğer soruşturma sonucunda ihlal tespit edilirse, bu kurumları idari para cezaları bekliyor. Daha da önemlisi, bu soruşturmanın yaratacağı “düzenleyici etki”, sektördeki diğer tüm okulları da yan hizmet dayatmaları konusunda geri adım atmaya zorlayabilir. Bu sürecin sonuçlarını ve sektördeki yansımalarını yakından takip etmeye devam edeceğiz.


